RÖPORTAJ
Giriş Tarihi : 06-12-2020 15:19   Güncelleme : 06-12-2020 15:19

Doğumdan Sonra Arkadaşlıkların Bitmemesi İçin Neler Yapılmalı

Doğum yaptıktan sonra arkadaşlıkların kankalıkların bitmemesi için neler yapılmalı? Dostlukların sürmesi için bunlara dikkat edin.

Doğumdan Sonra Arkadaşlıkların Bitmemesi İçin Neler Yapılmalı

Yıllarca beraber gülüp beraber ağladınız. Belki lise koridorlarında ya da üniversite yurt odalarında başlayan arkadaşlığınız zaman içerisinde kardeşten öte bir yakınlığa dönüştü. 10 yıl sonra sizi tanıyan insanların duysalar inanamayacakları hatıraları beraber yarattınız. Aşklar ve ayrılıklar yaşanırken hep en yakınınızda o vardı. En mutlu günlerin hepsi birer birer yaşanırken, elinizden tutan hep o en yakın kız arkadaşınızdı. Sonra birden, konuşacak hiç bir şeyiniz kalmadı!

Bu senaryo size de tanıdık geliyor mu? Ne yazık ki çocuk sahibi olan kadınların doğumdan sonra çocuksuz arkadaşları arasında istenmediğini hissetmesi ve konuşacak ortak konu bulmakta zorlanması sık görülen bir durum. Özellikle anneliğin ilk yıllarında, zaten kendinizi yeterince uzaylı hissederken en yakın kız arkadaşınızla aranızda hep hissettiğiniz o güçlü empati duygusunun eksikliği insanı bunalıma bile sürükleyebiliyor.

Çocuk yaptıktan sonra kankalık müessesesinin korunması ile ilgili bir kaç önerimizi paylaşalım;

* İlk öneri; en yakın kız arkadaşınız ile aynı zamanda hamile kalın! Evet, çok zor farkındayız ama bu problemin en ideal çözüm yolu bu!

*Bebeğinizin bugün ne kadar büyük bir kaka yaptığı veya sol göğsünüzün emzirmekten ne kadar yara olduğu; biliyoruz bu acı bir gerçek ama anne olmayan birinin gerçekten hiç umurunda değil. Bu konulardan konuşmak için kendinize doğum tarihi sizinkine yakın başka bir arkadaş bulun, internetteki anne forumlarına üye olun veya kendi annenizin başını ağrıtın.

*Siz de eski siz olmaya gayret edin.

Bebeğinizle beraber bütün gün evde oturduğunuz ve Pepee seyrettiğiniz bir dönemden geçiyor olabilirsiniz. Böyle bir dönemde karşınızda yeni tanıştığı adamı ve yaşadığı heyecanları anlatan en yakın arkadaşınıza – tabiri caizse- sinir olmamak elde değildir. Derin bir nefes alın. Taşıdığınız sorumlulukların dünyanın en güzel sevgisine ve kurduğunuz aileye değdiğini hatırlayın. En yakın arkadaşınızın güzel duygularını paylaşmasını mahvetmeyin ve gülümseyerek dinlemeye devam edin.

*Bir de yukarıdaki maddenin tam tersi var.

En yakın arkadaşınız işyerinde büyük problemler yaşıyor ya da depresif bir ayrılık döneminden geçiyorken, sizinle sıkıntılarını paylaşmaya çalıştığında alabildiği tek cevap mutlu aileniz ile ilgili küçük ayrıntılar mı? Empati yapmayı unutmayalım.

*Hayatınız farklı yönlerde ilerlerken, artık hiçbir şey eskisi gibi değil diyerek üzülmenin, büyümeyi kabul etmeyen bir bebek gibi davranmaktan farkı yok. Farklı deneyimleri paylaşacak ve zaman geçirmekten zevk alacak ayrı arkadaş grupları sahibi olmanız da son derece doğal.

*Geçmişten gelen arkadaşlık bağınızı korumak ile iyi niyet arasındaki sınırların nerede başlayıp bittiğinin farkında olmalısınız. Beraber olunca bir süre konuşacak bir şey bulamamanın bir zararı yok. Ancak kendinizi bir kadının hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri olan bu dönemde en yakın arkadaşınız tarafından yalnız bırakılmış ve dışlanmış hissediyorsanız, sizi arayıp sormuyorsa belki de arkadaşlığınız hakkında daha ciddi bir sorgulama yapma zamanı gelmiş olabilir.

*Son olarak, eski arkadaşlıkların en güzel yanı şu ki, ne kadar farklı hayatlara savrulursanız savrulun, bir araya geldiğinizde saatlerce gülerek ve özlemle anacağınız ortak bir geçmişiniz mevcut!