Sevdiğim kişiye nasıl açılabilirim kendimi nasıl ifade edebilirim

Sevdiğim kişiye nasıl açılırım, nasıl açılabilirim kendimi en iyi nasıl ifade edebilirim? Sevdiğiniz kişiye teklif etmek ve açıklamak

Sevdiğim kişiye nasıl açılabilirim kendimi nasıl ifade edebilirim
Kendini ifade edebilmek bu kelimenin anlamını bilip kendini ifade edebilen kaç kişi tanıdınız. Emin olun bu kişilerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Kendi köşesine çekilip kendi kabuğunun içinde kendi kendini yalnızlık zahiri ile zehirleyen bir nesille karşı karşıyayız. Soysallık adına yaptıkları tek eylemin ayda yılda bir halı saha maçı olması durumun ne kadar vahim olduğunu gösteriyor.

Duygularını düşüncelerini yeteneklerini sergileyemeyen bir köşede kimsenin görmediği ya da görmek istemediği bir yerde silik bir şekilde yaşıyor yeni nesil. Nasıl olmasın ki bu durum. Çevremizi günahlar ayıplar ve önyargılar sarmışken. Bir kız ile bir erkeğin yan yana yürümesinden bin bir çeşit senaryo üreten bir toplumda sosyallik adına ne kadar gelişebiliriz. Eve kitlediğimiz birisine neden kendini eve hapsediyorsun gez dolaş eğlen hayatın tadını çıkar diyecek kadar tutarsızca yaşıyoruz hayatı.

Bütün olumsuzluklara rağmen ifade konusunda yine de iyi yerdeyiz. Sevgimizi bağıra bağıra söyleyemesek de bakışlarımızla gülüşlerimizle ve dokunuşlarımızla bunu başarmaya çalışıyoruz. Mevlana’nın dediği gibi aynı dili konuşanlar değil aynı duygu ve düşünceyi paylaşanlar anlaşabilir. Ve Paulo chellonun dediği gibi bir işi gerçektende yapmak istiyorsan o işi gerçekleştirmen için bütün kâinat işbirliği yapar ve bütün kâinat bir araya gelse sana engel olamaz.

Birliktelikleri başlatan temel etken ortak noktaların oluşmasıdır. Bu ortak neden çoğu zaman kendiliğinden oluşur. Birisiyle tanışmak için çok büyük bir olayın oluşması gerekmiyor. Sizden sigarasını yakmak için çakmağınızı isteyen birisiyle arkadaş olabilmeniz için gerekli olan ortak nokta oluşmuş demektir. Bundan sonrası sizin girişimlerinizle sonuçlanacaktır. Köşesine çekilmiş mucizevi bir şekilde hiçbir şey yapmadan birisinin kendisi ile tanışmasını bekleyen binlerce ahmak var. Bu şey anca masallarda ve rüyalarda gerçekleşir.

Yapılan en büyük yanlışlardan birisi birini yeterince tanımadan yada kendimizi yeterince ifade edemeden karşı tarafa duygusal açılımlarda bulunup karşı tarafın haklı olarak hayır cevabına bozulup bunalıma giriyor sigaraya sığınıp arabesk müziklerle teselli bulmaya çalışıyoruz. Oysa karşı taraf neye hayır dediğini bilmiyor. Kişi bilmediği tanımadığı şeyin düşmanıdır. Bu durumda izlenecek yol şudur. Aceleciliği bırakıp karşı tarafı tanımaya ve karşı tarafın sizi tanımasına izin vermelisiniz. Oysa herşey zamana bırakılsa zamanla herşey yoluna girecektir. Hatta zamanla size ilk başta çok çekici ve güzel gelen şeylerin aslında çok çekici olmadığını ve karşı tarafın sizi ve sevginizi hak etmediğini düşünebiliyorsunuz.

Onunla vakit geçirebilecek ortak alanlar yaratmalısınız. Böylece onu her alanda gözlemleyerek ruh ikizinizin olup olmadığını anlayabilirsiniz. Böylece hem siz onu tanıyacak hem de onun sizi tanıyıp sevmesine neden olacaksınız. Unutmayın bir insanın sizi sevmesini sağlayamazsınız. Yalnız kendinizi sevilecek birisi yaparsınız karşı taraf ya sever ya da sevmez bu tamamen karşı tarafın tasarrufundadır.

Her insanın kendine özgü kriterleri vardır. Kimisi zengin ve güçlü birisini arzularken kimisi yakışıklı ve çekici birisini ister. Toplumda ortak olarak söylenen yalanlardan birisi ise benim için dış görünüş önemli değil önemli olan iç güzelliktir anlayışı.

Kendisine gelen teklifleri reddetmesinin kökenine bakarsanız karşı tarafı çekici ve yakışıklı bulmamasından kaynaklanıyordur. Maalesef aynı olaylara aynı tepkileri vermiyoruz. Yakışıklı ve çekici birisi ne kadar hata yaparsa yapsın ne kadar canımızı acıtırsa acıtsın o bizim için hep değerli ve ulaşılması zor birisi oluyor. Ve onlara kötü bir söz söylemeyi, cezalandırmayı aklımızdan geçirmiyoruz. Oysa aynı davranışları çekici ve yakışıklı bulmadığımız birisi yapsa onu pişman edercesine bir lafına bin karşılık veriyoruz.

İnsanlığın en büyük yanılgılarından birisi de çevremizdeki iyi insanları cezalandırıp kötü insanları mükâfatlandırıyoruz, sonra da oturup iyi insanların kalmamasından şikâyet ediyoruz. Nerde saf ve temiz birisi varsa teklifleri reddedilip, ipsiz sapsız gezen kulağında küpe, sırtında dövmesi ağzında küfürlü olan ve kahvehanelerden çıkmayan serserilerin teklifleri büyük bir şerefle kabul ediliyor. En heyecanlı en ateşli duygular bu tip insanlarla yaşanıyor. Gün olup bu tip insanlardan darbe yenildiği zaman darbenin açtığı yaraları hiç sevgilisi olmamış gözü açılmamış, normalde 40 tane gönlümüz olsa birisini vermeyecekleri bu insanlarla sarmaya çalışırlar. Bu insanlar artık değerli olmaya başlanır. Hakikati görmek için illa bir darbe mi yememiz mi lazım.

En büyük yanılgılardan birisi de duygusal olarak açılımda bulunmadığımız birisini uzun süre göz hapsinde tutarız ve sanırız ki bakışlarımız onu mutlu ediyor ve bakışlarımızla onu tavlıyoruz. Ortada bir gerçek var ki karşınızdaki sizin ne düşündüğünüzü bilmiyor ve olayı sizin gibi değerlendirmiyor. Siz güzelliği karşısında büyülendiğiniz birisine sevgi dolu ir bakış fırlatırken karşı taraf içinden şu geri zekalı uzun uzun sapıkça neden bakıyor diye geçirebilir. Ve daha sahaya inmeden maçı kaybedebilirsiniz.

Bir insanın kalitesini güldüğü olaylara bakarak anlayabiliriz. Her olaya gülen insanın ya espri anlayışı olgunlaşmamış yada şirin görünmek için gülüyor demektir. Sebep ne olursa olsun bu durum hoş bir etki yaratmaz. Karşı taraf sizi cıvık ciddiyetsiz her olaya gülen birisi olarak değerlendirecektir. Bu tip insanlar toplumda pek aranan insanlar olmamakta.

Yanlış anlaşılmalardan biriside kızlar kendilerini güldüren erkeklerden hoşlanırlar düşüncesi. Teorik olarak doğru olan bu düşünceyi uygulama aşamasında hepimiz hataya düşüyoruz. Kızlar kişiliğinden taviz vermeden şebeklik yapmadan jest ve mimikleri yerinde ve zamanında kullanarak kendisini güldüren erkeklerden hoşlanırlar. Yoksa kızların gözüne girebilmek için şekilden şekle girip takla atan şaklabanlardan hoşlanmamaktadırlar. Evet, bu tipleri de komik bulup yaptıklarına gülerler ama bu tipleri koluna takıp sevgili olarak gezmek istemezler.

Bir ateşi yakmak için için bir kıvılcımın oluşması gerekir. İlişkileri de başlatan bir elektrik vardır. Karşı taraf sizden elektrik almışsa yerinde ve zamanında adımlar atılmazsa bu elektrik zamanla yok olabilir  ve artık size ilgi duymayabilir. Elektrik aldığını hissettiğiniz anda yavaş yavaş duygusal açılımlarda bulunabilirsiniz. Duygusal açılımlarda bulunurken dikkat edilecek noktalar vardır. İlk kuralımız karşı tarafa eşsiz ve tek olduğu izlenimi vererek, karşı tarafı tanrılaştırarak havaya girmesine neden olmayın. Maalesef sevmesini beceremiyoruz. Ya çok severek ilgimiz ve kıskançlığımızla karşı tarafa dünyayı zindan ediyor ya da ilgisiz bir tavır takınarak karşı tarafı sevgisizlikten aç bırakıyoruz. Karşı tarafta sevgi ihtiyacını başka kollarda aramaya başlayınca adı hain namussuz oluyor. Eller vicdana konulup kendi kendinizi yargılayın böyle olmasında sizin hiç mi suçunuz yok.

Duygusal açılımlarda bulunurken uyulacak ikinci temel esas karşı tarafa duygusal sosyal ve cinsel ihtiyaçlarımızı karşılayacak birisi olduğu için yani ona ihtiyacımız olduğu için onunla birlikte olduğumuz izlenimini vermek. Karşı tarafta hemen şu düşünceler uyanacaktır. Demek ki ihtiyacı olduğu için benimle olmak istiyor. Bir gün ihtiyaçlarına cevap veremezsem ya da bana ihtiyaç duymazsa ya da ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir kapı bulursa beni terk edebilir. Gerçek sevgi bu değil diyerek teklifinizi nazikçe reddedecektir.

Duygusal açılımlarda uyulacak diğer bir husus karşı taraf için açılmamış gizemli bir sandıksınız. Onun için içi sırlarla dolu gizemli birisiniz. Sandığın içini açıp içinde ne var ne yok göstermeniz ilişkinizin kısa sürmesine neden olabilir. Sandığı uzun süre saklı tutmak istiyorsanız fazla konuşmayın. Unutmayın çok konuşan çok hata yapar. Sizi çözmesi sizin cümlelerinizle değil yaşantınızla olmalı. Bayanların en büyük özellikleri sözlerinizi çok iyi tahlil edip cümleleriniz arasında bir tutarsızlık araması. Dünyanın en zeki insanı da olsa konuşurken tüm cümleleri tutarlı olmayabilir.

Duygusal açılım yaparken şu husus unutulmamalı. Karşı taraf sizi çözmek için geçmişte yaşadığınız ilişkileri ısrarla sorarlar. Asıl amaç olaylara verdiğiniz tepkileri merak ederler. Bu tepkileri vicdanlarında yargılarlar. Eğer sizi haklı bulurlarsa güven duyguları hızlıca gelişir ve ilişkiniz ciddi derecede ilerleme kaydeder. Eğer bu yargılamada masumiyetiniz onaylanmazsa yakın zamanda havadan sudan sebeplerle ilişkiniz sona erecektir.

Bütün sınavları aştınız ve sevgilinizle çıkmaya başladınız. Artık rahatsınız eskisi kadar kendinizi kasmıyorsunuz. 14 Şubat sizin için önemli bir gün haline geldi. Önemli tarihleri bir kâğıda yazıp cebinize koydunuz. (Doğum günü-sevgililer günü-tanışma yıldönümü) Bütün iş bununla da bitmiyor. Arabaya binip arabayı çalıştırmak yetmiyor önemli olan arabayı kazasız belasız sürerek gitmek istediğiniz yere varmanız. O sizinle birlikteyken pişman olmamalı çok eğlenmeli ve doğru insanla bir olduğunu düşünmeli. Eğer onu eğlendiremez mutlu edemezseniz ilişkiniz uzun sürmeyecek ve ayrılık çanlarının çalması yakındır. Arabayı sürerken kaza yapmamanız için bir takım trafik kurallarına uyarız. İlişkileri de sürdürürken bir takım kuralları göz önünde bulundurursak ilişkimiz kazasız belasız sürecek ve yakın zamanda mutlu sona ulaşacağız. Bu kurallar şunlardır.

1-Karşı tarafla birlikteyken kesinlikle hiçbir şeyden dert yakınmayın. Çok söylenen şikâyet eden insan çevresine her zaman negatif enerji saçmıştır. Negatif enerji saçan insan toplum dışına itilir ve yalnızlıkla cezalandırılır.

2-Başınıza gelen kötü bir olayda bile soğukkanlılığınızı koruyup gülümseyin. Bu gülümseme sizin ne kadar geniş ve güçlü olduğunuzu gösterir. Geniş ve güçlü insanlar toplumda özlenen ve aranan insanlardır.

3-Anlattığınız bir olayda fazla detaya girmeyin. Karşı tarafı sıkmamaya özen gösterin. Anlattığınız ve konuştuğunuz şeyler konuyla ilgili olmalı ve ilginç olmalı. Konuşmuş olmak için bir şeyler anlatmayın. Futbol, askerlik anıları,Kahve muhabbetleri bayanları tarih boyu sıkan konular olmuştur ve hala sıkmaya da devam etmektedir.Konuşurken bazen susup karşı tarafın etki ve tepkilerini de alın.,

4-Karşı taraf bir şeyler anlatırken kesinlikle sözünü kesmeyin. Anlattığı olaya jest ve mimiklerinizle abartmadan tepki verin. Anlattığı olay komikse tatlı bir tebessümle hoşunuza gittiğini ve komik bulduğunuzu karşı tarafa hissettirin. Böyle yapmanız karşındakini artık size bir şeyler anlatmak için can atan bir birey haline getirmiş olursunuz. Gülerken 32 dişinizi dışarı çıkararak uzun ve yapmacık gülmeler her zaman itici gelmiş ve karşı tarafa dalgaya alındığı önemsenmediği izlenimi uyandırmıştır.

5-Herhangi bir plan ve program yaparken onunda fikrini alın böylece onu önemsediğinizi fikirlerine değer verdiğinizi ona hissettirmiş olursunuz. Bütün kontrol sizdeyse ve tabiri caize onun fikrini almadan her gün başka bir yere sürüklüyorsanız ve ikinizle ilgili planları sadece siz karar veriyor onun fikrini almıyorsanız emin olun karşı taraf bu sürüklenmeden bir gün sıkılacak ve size hoşça kal diyecektir.

6-Onu kıskandığınızı beğendiğinizi önemsediğinizi ve sevdiğinizi abartmadan ona hissettirin. Birçok ilişkinin bitmesinin temel sebebi aşırı sevgi ve kıskançlıkla karşı tarafı hapsedip  dünyayı ona zindan etmektir. Rahat olun ve ona güvendiğinizi hissettirin. İnsanın çevresinde dostu da var düşmanı da. Düşmanlarınızı önceden kestiremeyebilirsiniz. Birçok düşmanınız sizin yanınızda dost kılığına girmiş sizinle dolaşmaktadır. Sevdiğiniz hakkında bir şeyler duyduğunuz zaman ona hesap sorar gibi bir yaklaşım sergilerseniz onu kaybetmeniz an meselesidir. Ona güvendiğinizi söyleyerek cümleye başlayın ve duyduğunuz şeyin bir söylenti olduğunu ve bu söylenti hakkında ne düşündüğünü sorarak onu incitmeden kendisini savunmasını sağlamış olursunuz.

7-Bayanların en sevdiği konular gelecekte onunla neler yapacak ona ne imkânlar sunacağınızı merak ederler. Gelecekte onunla birlikte neler yapmayı planladığınızı ve onu nasıl bir hayatın beklediğini abartmadan anlatın. Bu onun çok hoşuna gidecektir. Onun nasıl bir hayatı arzuladığını geleceğe ait planlarını dinleyin böylece onun duygu ve düşüncelerini öğrenmiş onu daha iyi anlamış olursunuz.

8-Ona pahalı hediyeler almayı sakın denemeyin. Alınan her pahalı hediye göz boyamaya çalışmak olarak algılanabilir. Aldığınız pahalı eşyalarla sanki onu satın almaya çalışıyormuşsunuz gibi bir hava yaratabilir. Pahalı olmasına değil de manevi değeri yüksek hediyeler almaya çalışın. Önemli günleri kesinlikle unutmayın. Hediye alamasanız da bugünleri hatırlamanızı isterler. Böylece önemsendiğini anlarlar.

9-Onunla birlikteyken doğal ve rahat olun. Kendinizi fazla sıkmayın. En kötü gününde bile yanında yer alın. Yakın bir akrabası ölmüş derin bir üzüntü içindeyse bırakın omzunuza yaslanıp ağlasın. Ve yapabiliyorsanız içinizden geliyorsa onunla birlikte sizde ağlayın.

KISA BİR ANI

Lise yıllarında Atilla diye bir arkadaşım Betül diye bir kız ile sevgili olmuştu. Betül’ün babası öldü ve ev sahipleri Betül’ü ve ailesini evden atılar ve sokakta kaldılar. Atilla bu durum karşısında evindeki bilgisayarından cep telefonuna kadar birçok eşyasını satarak parasını Betül verdi. Gerçek sevgi bu olsa gerek. Bazen sevdiğimiz için birçok şeyimizden vazgeçebilmemiz gerekir. Bu fedakârlığı kaç sevgili kaç sevgiliye yapar diye düşünüyorum.

10-Onunla konuşurken gözlerinin içine bakmalısınız. Sevgiyi ifade etmenin en iyi yolu tatlı bir tebessümle sevgilinin gözlerinin içine bakılmasıdır. Böylece yalnız olmadığını ve onu çok sevdiğinizi göstermiş olursunuz.

11-Her buluşmada aynı konuları konuşup sıkıcı birisi olmaktan sakının. Şİİr hikaye fıkra ve ilginç olaylarla onun yanınızda sıkılmamasını sağlayın. Ellerini tutup ay parçası gözlerinin içine bakarak anlatacaklarınızı anlatın.

12-Ciddiyetinizi ve soğukkanlılığınızı diri tutun. Karşı taraf çok gergin olabilir ve ağzından sizi kıracak cümleler dökülebilir. Bazen alttan almasını bilmeliyiz. Çünkü insan psikolojisi değişkendir. Bir günü bir gününe tutmaz. Çok neşeli gördüğümüz birini 2-3 saat sonra üzüntülü görebilirsiniz. Öfkelendiğiniz zaman sevdiklerinizden kaçın çünkü kırabilir kırılabilirsiniz. Unutmayın öfke bir ateştir önce sizi yakar sonra karşı tarafa ya ulaşır ya da ulaşmaz. İnsan öfkelendiği zaman gözü hiçbir şey görmez edep hayâ perdesi kalkar ağızdan istemeden de olsa kötü sözler çıkabilir.

13-Onu ve çevresini önemsediğinizi değer verdiğinizi hissettirin. Tanıyorsanız annesine anne kardeşine kardeş gibi yaklaşın. Sizi seviyor diye kimseyi karşısına almasını sağlamayın. Ailesi sizi sevmeyebilir. Bu sizin kötü birisi olduğunuz anlamına gelmez.. Size ne kadar kötü davranırlarsa davransınlar pes etmeyin ve sizi tanıması kabul etmesi için zaman verin. Su akar yolunu bulur. Sabredin ve içinizdeki güzelliği görmeleri için sizi tanımalarına fırsat verin. İnanın her şey yoluna girecektir.

14-Onunla birlikteyken her şeyi bir kenara bırakın. İşleriniz iş yerinizde kalsın. O anın büyüsünü bozacak hiçbir şeyi anlatmayın. Ve ne olursa olsun onun yanında dik ve güçlü durun. Onun için hayatta en büyük dayanak sizsiniz. Eğer sizi yıkılmış virane bir şekilde görürse geleceğe ait içinde korkular büyütecektir.

15-Aldığınız yada alacağınız birşeyde onun fikrini almanız kendisini iyi hissetmesini sağlayacaktır. Mümkünse onun beğendiğini alın. Önemsemek ve önemsenmek güzel bir duygudur ve kişiyi mutlu eder. Onu mutlu etmek için bu duyguları yaşamasına izin verin.

16-Hediye almanız için illa önemli günleri beklemeyin. İçinizden geldiği gibi davranın. Ve aklınıza geldikçe abartmadan ona hoşuna gidecek hediyeler alın. Böylece önemsendiğini ve sizin için ne kadar değerli olduğunu anlayacaklar sevginizi diri tutmuş olacaksınız.

17-Giyim kuşam temizlik gibi konular bayanların dikkat ettiği temel değerlerdir. Kişisel bakımınızı yapıp düzgün giyim, düzgün duruş ve tatlı tebessüm ile çekici kimliğinize güç katmış olursunuz. Hiçbir bayan yanında pasaklı şapşal giyimli bir erkeğin yürümesini istemez. İster ki yanındaki erkek jilet gibi giyinmiş karizmatik herkesin imrenerek baktığı birisi olsun. Böylece çevresine ne kadar güçlü olduğunu ve ne kadar doğru karar verdiğini ispat etmiş olacak.


Sponsorlu Bağlantılar

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Milli Mücadele Döneminde Neler Yaşandı
Milli Mücadele Döneminde Neler Yaşandı
Bedelli Askerlik Çıkacak Mı – Son Durum
Bedelli Askerlik Çıkacak Mı – Son Durum
escort bursa escort beylikdüzü escort bursa bayan escort istanbul escort istanbul escort mersin escort kayseri bayan escort bayan bursa kocaeli escort bayanlar atasehir escort bayanlar istanbul escort